Yunanistan’ın Farklı Yazı

Dr. Ioannis N. Grigoriadis

Umberto Eco’nun meşhur sözüne göre “Ağustos ayında haber yoktur”. Ağustos ayında ritimleri yavaşlayan Akdeniz hayat tarzından ilham alan bu söz, bu sene Yunanistan için geçerli olmadı. Geçen hafta parlamento tarafından onaylanan borç antlaşması, bu yazda yer alan kritik gelişmelerin son noktasını koydu.

SYRİZA– ANEL hükümeti, tüm vaatlerine rağmen yeni ve eskilerden daha sert kemer sıkma politikasını sundu. Antlaşma metninin 300 milletvekilinden 222 olumlu oy alması, bunun SYRİZA içinde herkesin hemfikir olduğu anlamına gelmedi. Tam tersine, antlaşmaya muhalefet partileri, yani Yeni Demokrasi, PASOK ve “Nehir” partisi, kuvvetli destek verirken, SYRİZA ve ANEL meclis gruplarından 45 oy firesi hükümetin istikrarını sorgulayacak kadar büyük oldu. Eski sol politikacı ve milletvekili Panayotis Lafazanis’in liderliği altında SYRİZA parti içi muhalefetine dönüşen “Sol Platform”un üyeleri, Meclis Başkanı Zoi Konstantopulu ve eski Maliye Bakanı Yanis Varufakis, Başbakan Aleksis Tsipras’ın tüm çağrılarına rağmen, olumsuz oy verdi. Demek ki, muhalefet partileri olumlu oy vermeseydiler, hattâ çekimser oy verseydiler, anlaşma parlamentoda kabul edilmezdi. Bu sonuçtan sonra, hükümet parlamentodan güvenoyu isteyeceğini açıkladı. Bu hareket, erken seçim yolu açabileceğine karşın, Başbakan Tsipras açısından en uygun olarak görünmektedir.

Peki neden? Yunan seçim yasasında çok önemli bir husus var. Normal seçimlerde seçmen oy pusulasında kendi tercih ettiği milletvekili adayının ismini seçip işaretleyebilirken, erken seçimlerde milletvekili aday isimleri parti tarafından liste şekilde sunulmaktadır. Böylece parti başkanının kuvveti çok büyük oluyor. SYRİZA başkanı sıfatıyla Tsipras, parti içi muhalefeti oluşturan bütün milletvekillerinin isimlerini parti oy pusularından silebilir. Bu yetki, Tsipras’ın en güçlü siyasi kozu.

Bu esnada, niye “Sol Platform” SYRİZA’dan ayrılıp yeni bir sol parti kurmuyor diye sorulabilir. Bu senaryo giderek daha muhtemel olurken, bunu hatırlamakta yarar var. Parti teşkilatı ve meclis grubunun en az yüzde 30 yanlısı olduğu “Sol Platform”, son senelerde hızla büyüyen SYRİZA seçmen kitlesinde öyle bir kuvvet hiç göstermedi. Bütün anketlere göre, SYRİZA seçmeni “Sol Platform”dan değil Başbakan Tsipras’tan yana. Dolayısıyla erken seçimlere katılmak için yeni bir parti kurulursa, onun oy oranının yüksek olacağı ihtimalleri düşük görünüyor. Yeni parti Yunan seçim kanununun yüzde 3 barajını aşsa ve meclise girse bile, SYRİZA’nın birinciliği kaptırmayacağı en muhtemel senaryo şu anda. Tek parti hükümeti kurabilecek kadar yeterli oy toplamasa bile, Tsipras yeni Avrupa yanlısı merkez sol koalisyon hükümetinin başbakanı olabileceğini tahmin ediyor.

Başbakan’ın planı buysa eğer, o zaman doğal olarak bazı sorular sorulması gerekir. Niye Tsipras bütün bu adımları Ocak ayında atmayıp son sekiz ayda Yunanistan’ı yeni bir ekonomik hüsrana mahkûm etti? Haziran ayında antlaşmaya varıldığında niye son anda müzakerelerden vazgeçip referandum kararını aldı ve daha sonra çıkan halk oyunun tersine bir politika izledi? Bazı yorumculara göre, hiç böyle bir plan yoktu. Tsipras son ana kadar zor kararları erteletip, son anda uçurumdan geri dönmeye karar verdi. Bu hamlenin bedeli, hâlâ Tsipras’a güvenini esirgemeyen Yunan halkına çok ağır oldu. Bu yaz hem öğretici hem ağır oldu.
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
Mülteci Antlaşması Ardından - 1 Nisan 2016 23:27
Avrupa Birliği’nde Faylar - 3 Mart 2016 03:40
Ege’de İnsan Faciası - 2 Şubat 2016 20:55
2016 Kıbrıs Yılı mı Olacak - 20 Ocak 2016 12:13
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ